''Erkeklerin Ergenlik Dönemi''

bugün, kadın psikolojisini anlamak adına çok önemli bir adım sizler için...
değineceğimiz noktalar ise insanların ergenlik dönemi...
yalnız burada, ergenliğin bizi alakadar eden kısımlarına değineceğiz.
akademik yazılarda olduğu gibi ağır bir dil ve gereksiz detaylar olmayacak.
yazıya başlamadan önce büyük bir dikkatle okumanızı tavsiye etmek zorundayım...
erkeklerle başlayalım...
erkeklerin ergenlik dönemi:

-kızlarla ilk ciddi muhabbetlerine başlar...
nasıl başlamasın ?
artık testisler çalışıyordur ve ergen arkadaşımız dişilere yakın olmaya çalışır.
dişinin yanında geçirdiği her an onun için çok daha hızlı geçer ve önemlidir.
ancak ailesindeki samimiyeti ve ilgiyi göremeyince hatayı ister istemez kendisinde arar ve zorla da olsa bir hata bulur...

-kızlardan ilgi görmek ister...
ancak kızlar, hem genetik olarak rol kesebilme yetenekleriyle hem de ergenlikle erkeklerden daha önce tanışmanın verdiği tecrübeyle erkekleri pek siklemezler...
çünkü onlar, abazalık dönemlerinde erkeklerden ilgi görmediler ; unutmayalım ki erkekler henüz 2. çakrasını açacak olgunluğa erişmemesinden dolayı ergenliğe girememişti...
ortak bir paydaları yoktu ; erkek konulara çok yabancıydı.
kadın beyni ise bunu bilinçaltına yerleştirdi ve kadın istese de istemese de intikam mekanizmasının döngüsünü başlattı...
erkek burada hayatındaki en büyük tokatlardan birini yer, yine...
çünkü vazoyu kırması, halıya işemesi gibi piçlikleri başka insanlara anlatılan, ilgi odağı birisi için en önemli dönemlerinde en önemli olduğunu düşündüğü cins tarafından siklenmemek onu duygusal ve psikolojik olarak uçuruma sürükler...

-31 çekerken kızları düşünür...
bu gayet normaldir, fakat size güzel bir bilgi vereyim.
kızlarda bir hormon vardı hani beyler, o salgılandığında nöral ağlar çok daha derin ve sık işleniyordu sinaptik noktalara...
31 çekerken düşündüğünüz kız da, sizin beyninize aynı şekilde işlenir.
bu, ona aşık olacağınız anlamına gelmez fakat beyninizde büyük bir bölüm işgal edeceği kesindir ; ayrıca kızlara olan ilginizin artmasına vesile olur, onun da adı halk dilinde ''abazalık'' oluyor...
ergen, kızları düşünerek titreyerek boşalır, fakat unuttuğu bir olay daha vardır...
ergen piçoz o kadar başarılı bir şekilde hayal etmiştir ki kızı ve olayı,
bilinçaltı bunu gerçek olarak algılar...
evet, zihniniz hayal ve gerçeği ayırt edemez ; bu nedenle ikisine de aynı muameleyi ve önemi gösterir...
zihin, sürekli olarak gördüğü muamelenin bu olacağını kurgular.
ancak bizim karşimiz, öbür gün okula gittiğinde yine siklenmez...
ve zihnin kendisini sorgulamasına, yani ergenin durmadan kendisini sorgulamasına neden olur...

-sürekli olarak kendini kusursuz gören ve dünyaya karşı perspektifi tamamen tozpembe olan ergen, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı gerçeğinin tokat gibi suratına çarpmasıyla karşı karşıya kalır...
büyük ihtimalle bir kızı köpek gibi sever, ancak duygularına karşılık bulamaz.
oysa ki kafasındaki ilk dişi profili olan annesine ''seni seviyorum anne'' dediğinde ''ben de seni seviyorum oğlum.'' cevabını almıştır.
diğer dişiler tarafından süründürülmesi, özgüvenin daha da dibe vurmasına neden olur...

-o ve ekibi sap gibi dururken, bazı arkadaşlarının (doğal bir yetenek olarak insanları manipüle edebilen ve bundan haberi olmayan şanslı alfalar) nasıl kız kaldırdığını görür...
bir taktik olduğuna inanmaya başlar ve google amcasına ''kız tavlama taktikleri, sanatı, teknikleri'' gibisinden şeyler yazar ; her kıza aynı taktiklerle gitmeye çalışan bilinçsiz kişilerin açtığı bloglardaki saçma taktikleri okur ve uygulamaya çalışır...
yaşı gereğiyle de taktiklerin saçmalığını anlayamamıştır...
bu taktiklere aşırı güvenmiştir ve bir kız üzerinde dener...
sonuç olumsuz olduğundan dolayı, özgüven sıfırlanmaya çok yakındır...

-bazı kroların ise yavşaya yavşaya kızlarla çıkmaya başladığına şahit olur...
işte beyler, bunun sonucunda da facebook'ta her durumun altına, 2. yorumu atan kıza 157. yorumdan seslenmeye çalışan ''slm tuğçe''ciler doğar...

-bu kadar yavşamanın sonunda bir kız arkadaş bulur...
fakat, ürolojik bölgeyle beyin yer değiştirdiğinden dolayı kızın ne olduğunu bilmeden atlamıştır...
saftır erkek ; yapabileceği ibnelikler de bir yere kadardır...
kızı çok saf sever...
sonra kız mesajlarına cevap atmamaya başlar...
''aşkım mesajlara niye cevap atmıyon xd xd'' dediğinde ise, acı cevabı alır :
''pfff snane be slk .s.s '' ...
kısacası, kız onu daha iyi bir erkek için terk etmiştir...
yine google amcasına sarılır, ''çivi çiviyi söker.'' gibisinden bir yazı görür...
bir öncesini unutmak için yenisini bulur felan fişmekan derken, sonsuz bir döngü böylece başlamış olur...

-ailesinin, yaptığı en saçma harekete bile ''bravo!'' demesine alışkın olan ergen, iyi futbol oynayamadığını ve yaptığı esprilere kimsenin gülmediğini gördükçe günden güne daha çok yıkılır...
birikmiş tüm özgüveni yerlerdedir, ailesinin ona sürekli yalan söylediği gerçeğiyle karşı karşıyadır, üstelik en çok karşıcins ilgisine sahip olduğu dönemde siklenmiyordur...
burada hayatındaki ilk ayrım çıkar : ya değersiz birisi olduğunu düşünüp daha düşük standartlarda kızlara yavşayan bir tip olur, ya da ''zaten bi boktan çaktığım yok amk, bari derslerde yardırayım da popülaritem artsın, kızlar o zaman gelir'' düşüncesiyle inek olur...
bu iki düşüncedeki ortak payda yine kızlardır...
saçını dahi kızların seveceğini düşündürdüğü şekilde kestirir ; ki bu saç onda yarrak gibi duruyordur...
aynalarla kendisi arasındaki ilişkiyi siktir edip, kendi zevklerini hiçe sayıp, kızlara göre takılmaya başladığı an özgüven eksilere inmeye başlamıştır...
sonuç mu ?
yine olumsuzdur...

-bir süre sonra ise, insanların kendisini siklemesine son çare olarak her şeye muhalefet olmaya başlar ; onlarla sürekli tartışma yolunu seçer...
bunun doğal sonucu olarak arkadaşları ondan daha çok nefret eder ; o ise hatayı yine kendisinde arar...

-liseye geçtiğinde ise ya yalnızlığı seçer, ya da kendi kafasında olan 1-2 tane kanka bulur kendisine, onlarla takılmaya çalışır.
ancak hiçbir şeyden tat alamamaya başlamıştır...
10 yıllık ömründe baskın olduğu kızlar tarafından ezilmenin verdiği burukluk ve acı nedeniyle günden güne daha da kötüye gider.
kızlarla olan tartışmalarda sikilir, çünkü kızlar onun için bir zaaftır...
sikilmeye karşı koymak için, tüm deliklerini vazelinle doldurmaya karar verecektir...
bu karar ise kendisini dış dünyaya kapatıp, ''suskun sherseri'' olmasından başka bir şey değildir.
böylece, kızların intikamı ve erkeklerin sikilme işlemi başarıyla tamamlanmış olur...
bu liste empati yeteneğiyle doğru orantılı olarak böyle uzar gider beyler, yalnız aşağı yukarı görmüşsünüzdür ergenin halini...
kızların ergenlik dönemini ise bir saat sonra vereceğim.

not: bunlar genellemedir ; sizin ergenliğiniz bundan çok daha iyi geçmiş olabilir...
zaten çok daha iyi geçmeseydi, bu yazıyı takip ediyor olmazdınız...

dipnot: yazıyı okuyup bitirdikten sonra üzerine düşünün...
ergenin psikolojisini anlamaya çalışın...
bu üzerine düşünme olayının size dişi ergenliğinden bahsettiğimde aradaki uçurumu daha rahat görebilmeniz konusunda edeceği yardımı sir alex ferguson ronaldo'ya yapmamıştır amk...
üzerine düşünün ; bunu daha iyi anlayağınıza eminim.
Devamını Oku »

''olay şudur.''

olay şudur.
beni normal mi şekilde yazıyor felan mı sanıyorsunuz ?
yani konuştuğum betaların sesini kesmesi, yahut bu yazıyı okuyacak olanların tekrar gaza gelmesi onların kararı mıydı ?
ya da ben ''kız tavlamaq xde'' başlığı açanlar gibi bilgiler mi verdim size ?
orası önemli değil de, bu bilgiler benim size gerçekten anlatmak istediklerim mi ?
''alfalık'' anlatılmayıp yaşanılan bir olaysa, ben nasıl değiştiriyorum insanları ?
''alfaya dönüşme yolları''ndan felan bahsetmediğim halde, yahut özgüvenden bahsetmediğim halde ; insanlar nasıl alfa olma konusunda yol katedip, özgüvenlerini geri kazandılar ?
''beni okumayın, gibtirin gidin'' deyip, seviyesizlik yaptığım zamanlarda dahi bana neden güvendiler ?
neden bu başlığı yüzler takip ediyor şuan ?
ben sizi nasıl değiştireceğim ; nasıl değiştirdim ?
bunları yazdıklarımla yapmam mümkün mü ?
sen önce bunları aç ; sonra google amcana nlp yazıver.
Devamını Oku »

''sürekli sol şerit, bir süre sonra kendinizi kaybettirir.''

beyler, bir arkadaşımı ve sevgilisini gördüm.
eve dönmem lazımdı fakat bir şeyler içme konusunda ısrar ettiler ve kıramadım.
sevgi çakim, kız içime düştü.
hoş da bir kız fakat arkadaşımın sevgilisi olduğu için kesinlikle bir şey yapmadım ; bana da yakışmazdı zaten.
ben bunu iplemiyorum, o konu tamam ; iyi çocuk triplerine dahi girdim tiksinerek...
fakat ''alfa çekim'' yüzünden dişinin ilgisi bir türlü azalmadı.
bu kevaşe bana orada yavşayıp, gidip o arkadaşımın altına yatacak ; istesem benim de altımda olurdu.
fakat beyler, ''alfayım zaaa, kızlar köpeğim zaaaa'' ayaklarına girip önünüze geleni pompalamayın.
bazen sağa çekin ve hayatın akışını yavaştan seyredin.
sürekli sol şerit, bir süre sonra kendinizi kaybettirir.
sol şeritten kastım dişilerle iletişimde başarılı olmak değil ; daha da hızlı bir yaşam...
misalen partiler, her gece bir yerde akmalar felan...
takunu çıkarmaya gerek yok.
ben tecrübe ettim ; cidden bir halta yaramıyor.
güzellere çakın ; hayatı mutlu yaşayın, insanlarla iletişim kurun.
bu yeterli olur zaten...
bunlar tavsiyeydi.
isteyen istediği fanteziyi deneyebilir, ben söylememiş olmayayım amk ; iş ileride çığrından çıkmasın zaaaaaaaaaaaa
Devamını Oku »

''dişilerde ''beta-omega-altın'' kavramı''

dişilerde ''beta-omega-altın'' kavramı...
öncelikle verdiklerimle aslında her şeyi çıkarabilirsiniz.
fakat bir alfa gözüyle olaya yaklaşmak için, bu yazıyı okumaya devam et...
bir dişi yerden bitmez mal herif...
yani bir ana olur hazırda, anasını giberler ve dişi doğar.
genetik unsur %30'dur...
yani anası kezbansa, kızı da kezban olacaktır...
bunun önüne nlp ile geçemezsiniz.
yani nlp ile bu dişiyi ''altın dişi'' yapamazsınız ; sadece yaklaştırabilirsiniz.
beta dişiler yatakta da kötüdür, kan veriyormuş gibi dikilir ; uzak durun derim ben.
çevre unsuru ise %70'dir...
yani babasının ''alfa-omega-beta''dan hangisi oluşu, çevredeki erkek-dişi çocuklarla iletişimi, ona verilen sevgi felan...
dişilerde inanılmaz bir hiyerarşi vardır.
yani birisi kraliçedir ; diğerleri peşine döner.
fakat...
kraliçe, altın dişi değildir.
altın dişi genelde böyle çocukluklarla uğraşmaz ; çünkü dişilerin hiyerarşisini inanılmaz yapan aptalca olmasıdır.
kraliçe betadır ve omegaları kendine bağlar ; altın dişileri betaya dönüştürme eğiliminde bulunur.
şöyle düşünün: anası kezban ve evde iyi bir yaşantısı yok, alfa onu umursamıyor ; o da hıncını bir yerlerden almalı...
omegalara bayağı yüklenir bu konuda ; fakat dişi omegalar tam bir ''koyun'' olduğundan ses çıkaramaz.
bu hırçınlık ve mahalle karılığıyla evde ve omegalara karşı rahat ettiğine göre, her yerde rahat edebileceğini sanar.
o nedenle ''pfff ssnne be slk .s.s'' mantığı geliştirir.
o kezbanlar, bu betalardır...
daha alt versiyonları ise %40 omega, %60 betaya dönüştürülmüş mahlukatlardır.
size altın dişiye dönüştürme taktikleri verdiğimizde, bir yerden sonra müdahale edemeyeceksiniz...
ben de sizlere müdahale edemiyorum bir yerden sonra...
kimisine %100, kimisine %80 değişim ; kimi mal betaya da %10 değişim sağlarım.
yani olay sizin mahalle karısı ananızdan gelenlere ve genlere bakıyor.

beta, kraliçedir...
ortam ondan sorulur ve her türlü pisliği yapar.
alfayı kendine saklar ve alfa onu giblemedikçe peşine dönmek zorundadır.
zaten siz ''alfa çekimi'' sayesinde ilk gördüğünüz dişiye dahi bir üst satırdaki mantığı aşılayacaksınız farkında olmadan...

omegalar, kölelerdir.
daha sinsi ve daha pislik yapılabilirler ; fakat onlar da tamamen dönüştürülemezler.
daima iyi niyetli bir omega kalır içlerinde...

altın dişi, altın olandır.
diğer basit dişilerden etkilenmez ve %100 saflık oranını korur.
yeri geldiğinde erkeklerle muhabbet eder, yine de bu mallarla aynı ortamı paylaşmaz.
zaten ''erkek'' onun için düşman değil, saygı duyulacak ve iyi bir kavramdır.
alfa, bu dişiyle mutlu olabilir yahut birliktelik kurabilir.
çünkü her alfa farklıdır.
uzun süreli, kısa süreli ilişki algıları da farklıdır.
crysis'teki alcatraz alfadır, fakat konuşmaz misalen...
tony stark da alfadır fakat sürekli konuşur ve hafif küstah espriler yapar.
yani, her alfadan aynı olmasını beklemeyin.
dişiler, ''kendinden eminlik-özgüven-dalga geçme'' gibi özelliklere değil ; bu özelliklerin erkeğe kazandırdığı ''alfa çekimi''ne kapılırlar.
ve bu çekim istemsiz oluşur ; bunu tetikleyip yükselttiğimde, dişi mıknatısı olacaksınız.
şimdiden tetiklenenler de var ; fakat seninkinin tetiklenmesinin geç olması, hiç olmayacağı anlsevgi gelmez, bunu unutma...
Devamını Oku »

''iki kız tipi düşünelim...''

iki kız tipi daha düşünelim...
bir kız var, bunun da adı tuğçe olsun amk...
fakat bu tuğçe ailesi tarafından elbebek, gülbebek büyütülmüş ; ailenin gözbebeği, annesi ve babası sürekli arkasında, derslerini yahut işine çok önem veren, inek denilebilecek ama güzel de bir kız...
kızlar içinde çok sosyal ama erkeklerle o kadar içli dışlı değil...
bu seferki yarra'nın ise annesi ve babası sürekli kavga ediyor ; onu hayatlarını boyunca pek giblememişler...
hiçbir işinde arkasında durmamışlar, bu nedenle yarra dersleri yahut işi sallamıyor.
partiden partiye gidip kucaktan kucağa gidiyor ; türk abazası sayesinde egosunu tatmin ediyor...
ancak tuğçe düzeyli arkadaş gruplarına giriyor ve 1-2 tane sevgilisi olmuş bugüne kadar...
yarra ise akşam yattığı çocuğun suratını sabah unutan bir tip...
yarra seksi önemsiz bir şey olarak görüyor ; tuğçe için ise aşılması gereken çok önemli bir yol bu...
yarra yaşadığı olayları giblemiyor ; tuğçe ise çok kafasına takıyor ve en sonunda suçun kendisinde olduğunu reddederek rahatlıyor...
yarra gayet gerçekçi, artık her bir gibimi biliyor hayatla ilgili ama gereğini yapmıyor.
tuğçe ise hayalperest bir yapıda, beyaz atlı prensini bekliyor ama aynı zamanda yeteri kadar gerçekçi...
siz yine bu iki kıza aynı taktiklerle yaklaşamazsınız...
çünkü her gelişim evresinde farklı şeyler yaşadılar ve dünyaya bakış açıları çok farklı...
tuğçe erkeklere çok farklı bir gözle bakarken, yarra ise erkekleri giblemez bir durumda...
biz onları çok basit 3 farklı algı çeşidi ile sınıflandıracağız ve algı çeşitlerine göre isim alacak olan 8 tipten birine yerleştireceğiz...
ve o tipin ''hoşlandıkları, hoşlanmadıkları, sekste neyi sever, erkeğin duruşu nasıl olmalıdır'' gibi birçok olayı öğrenip ona göre davranacağız.
ve kadın genleri coşacak, yine aynı beyin ve hormon muhabbeti olacak...
kız sizi ''alfa erkeği'' olarak görecek ; bunun meali ''beyaz atlı prens'' oluyor...
şunu unutmayın : dişiler, yapıları gereği gruptaki en baskın erkeği seçmeye programlanmışlardır...
ancak baskınlık çok farklı bir mantalitede kullanılmıştır burada...
kimine göre baskın olan asosyal bintir, kimine göre ise yavşak muallak...
bunların hepsini size verdiğim tiplerde göreceksiniz ve kızları anlamak, çözümlemek, tavlamak artık sizin için gta turk city oynamaktan bile daha kolay bir hale gelecek...

otomatik işleyen bir sistem olacak ; fakat ben yine de size manipülasyon olayını da vereceğim.
olur da ''manuel'' sevenler çıkar.
fakat ''alfa çekimi'', çok daha farklı bir olaydır.
Devamını Oku »

''Alfa Çekimi''

''internete yazdığınızda sürüyle manipülasyon tanımı bulursunuz...
yok kapıya ayak koyma felan diye saçmalarlar...
freud reyiz'den bahsederler, milton erickson'dan bahsederler ; ama asla teknik yoktur.
sizden saklarlar bu teknikleri, çünkü siz koyun sürülerini etki altına almak için liderlerin tek çaresi budur günümüzde...
ben sizlere bu teknikleri anlatacağım.
yazdığım her mesajda bilinçaltınıza iniyorum ama amacım farklı...
yıkmak için inenlerin tam tersi ; ben tamir etmek için iniyorum bilinçaltınıza...
size bu teknikleri verdiğimde cinsiyet farketmeden, mantığı olan her türlü yaratığı etki altına alabileceksiniz...
ilginç bir bilgi vereyim : manipülasyon delilere etki etmiyor... çünkü onların bilinçleri bilinçaltlarıyla beraber bir savunma mekanizması oluşturur...
ayrıca mantık ve analiz yetenekleri de normal bir insanın kat ve kat üstüdür...
zaten delilerle işimiz yok bizim...
bizim istediğimiz kızlar, değil mi ?
ancak şunu da unutmayın : hayatınızın birçok yerinde kullanacaksınız bu teknikleri...
iş görüşmesinde, barda kesiştiğiniz fıstıkla ilk konuşmanızda, öğle yemeğini yediğiniz mekandaki güzel kasiyer kıza hesabı öderken...
ayrıca direk bilinçaltına etki edebildiğiniz için ister istemez emrinize itaat edecekler.
ona aşıladığınız düşünceleri kendi düşünceleri sanacaklar...
bunlar gerçekleşecek merak etmeyin, sadece sabredin ve okuyun... ''
diyebilirim...
fakat ben bunları otomatik olarak yapan alfayı harekete geçirip, sizleri tabiri caizse hamallıktan kurtaracağım.
her şey otomatik ve bir o kadar da başarılı olacak.
benim yapabildiklerimi, siz de yapabileceksiniz.
alfa çekimi sayesinde, delileri dahi etki altına alabileceksiniz.
bakın, yeni bir terim de girdi: ''alfa çekimi''...
belki de tüm yazıyı sadece buna değinmek için yazdım...
sanane amk malı... 
Devamını Oku »

''bir erkeğin hayatta yüzleşmesi gereken şeyler vardır...''

bir erkeğin bu hayatta yüzleşmesi gereken şeyler vardır...
fakat bir alfa-omega, yapısı gereği çabuk güvenir.
bunun sebebi, yetiştirilişindeki kusursuzluk ve aile hayatındaki güven prensibidir.
yapacağınız en zor olay, her söylenene inanmamaktır.
yarın açıklanacak olaylardan sonra, ''alfa olma ödevleri'', ''kendi saha raporlarım'', ''kendi değişimimde yaşadıklarım'', ''dişilerden aldığım tepkiler: öncesi ve sonrası'', ''erkeklerden aldığım tepkiler: öncesi ve sonrası'' gibi eğlenceli konulara değineceğim.
bilinçaltınızın verdiğimden haberiniz dahi olmadığı bilgileri özümsemesi zaman alır.
ben hepsini bir gecede yazsam, yine en sadık yariniz sağ eliniz olacaktı.
ki, daha anlatılacak çok ve zevkli olaylar ; verilecek ödevler, karşılıklı yapılacak çalışmalar var.
yarından sonraki gün, ilk ödeviniz gelecek.
ben size ''1 haftada am gibeceksiniz ov yeaaaa'' deseydim, saçma olurdu.
am basit ve sıkıcıdır beyler ; asıl eğlencenin hayat olduğunu ve dişilerin pastanın üzerindeki çilek olduğunu göreceksiniz, yavaş yavaş da görmeye başladınız.
sabırsızlanmayın ; bu bir süreçtir ve katlanılması gerekilen bir yol elbette var.
''everyone wants happiness, no one wants pain ; but you can't make a rainbow, without a little rain'' felsefesini bana kazandıran dişime de buradan selam olsun!
Devamını Oku »

''herkes hakettiğini alır ; fazlası yahut azı yoktur.''

lan cidden gibimde değil dinleyen felan...
ben çoğu adamın hayatını değiştirdim bile.
değişmeyen betalar, saygıan betalar, sabırsız betalar da değişmesin amk.
zaten herkesin ait olduğu bir hiyerarşi vardır.
burada beni saygıan andaval, başlığı takip etse dahi bir tak anlayamaz ; anlayana saygıır.
bir tak anlasa dahi, gerçek bir alfa olamaz ; olana saygıır.
bazıları buradan değişmez ; bazılarıyla yüz yüze olmam gerekir.
fakat başlığın %90'ı rahat bir şekilde değişecektir.
unutma, benim ciddi olmak yahut okuyucu kitlemi korumak gibi bir sıkıntım yok.
seçilmiş olan, asil olan, zeki olan kendini her yerde belli eder.
burası takılmak istediğim bir yer değil ; yani başlık bitince benim nasıl hatırlandığım pek önemli değil bana göre...
gerçek hayatımda böyle miyim ?
tabii ki hayır.
fakat her yerin sorumlulukları vardır ve ben burada asla ''birçok karakteri'' canlandırarak size alfa seçeneklerini sunuyorum.
adam akıllı karakter analizi yapanlar, bir gün önce ''ciddi-seviyeli''yi görürken, diğer gün ''dalga geçen-umursamaz''ı karşılarında buluyorlar.
gizlilik, birinci kuralımdır.
ne kendi karakterimi, ne de yaşantımı söylerim burada.
çünkü adım gibi biliyorum ki, bu başlığı üye olmadığı halde takip eden yüzlerce omega var.
beni tanıyanlar dahi vardır ; adım gibi eminim.
bazen işi cıvıttırmam, betaların üslubuma takılıp elenmesi şeklinde yapılan basit bir manipülasyon...
yani bunun gibi onlarca numara çekiyorum ben burada.
''bana güvenen ve alfalığı hakeden'' alfa olacak ; geri kalan kesimden bir kişi dahi alfa olmayacak burada...
dediğim gibi, reklam gibi bir olayım yok ; zaten liseli dolmuş inci sözlük'ü de pek tasvip etmiyorum, asla benim için önemli de olmadı.
buranın tek artısı, binlerce beta barındırması ; ve moderasyon da bunu amaçlıyordu zaten...
benim için oyun parkı kurdular farkında olmadan...
ve ben de eğleniyorum.
şöyle bir olay da var: ben öğretmek için kasmam.
ben eğlenirim, insanlar daha iyi olur...
''para kazanmak için kılımı kıpırdatmam ; bir şey yaparım para eder.'' mantığı bu...
dişilere de daima böyle yaklaştım ve özel bir altın dişi buldum kendime.
yani, kaybedecek bir şeyim kesinlikle yok burada...
ben, elit grubum için daha fazla alfa topluyorum da diyebilirim.
sen ne alırsan, o var bu başlıkta...
takip eden ve seven de var, nefret edip propaganda yapan da...
''hangisi hoşuna gider?'' dersen, ikincisi daha bir işime gelir.
beni karalamaya ıkınıp, köpek gibi başlığı okurlar ; elbette analarından ileriye gidemeyeceklerdir.
benim görüşmeyi planladığım ve gerçekten seviyeli olan dostlarım da var bu başlıkta...
herkes hakettiğini alır ; fazlası yahut azı yoktur.
Devamını Oku »

''erkeklerde ''beta-omega-alfa'' kavramı''

dünyanın gördüğü en muazzam yaşam formu olan insanoğlu...
şuan, bilinçaltı karanlık mahzenlerle ve zihni kırılamayan kabuklarla dolu...
yapılacak tek bir şey var: bilinçaltına gir ve benliğini geri al!
neler oluyor biliyor musun ?
tabii ki bilmiyorsun, sana bir özet geçeyim istersen...
dışarıda elimize veriyorlar...
hem de dişiler!
inanabiliyor musun ?
tek umudun kimdi biliyor musun ?
nereden bileceksin ki ?
tek umudun sendin...
kendi umudunu parçalamandan dolayı tebrik ediyorum seni.
zaten yeterince düşmanın varken, bir de kafandan uydurduğun ''özgüvensizlik'' diye taktan sebeplerle kendini iyice ölü adama çevirdin.
kendi karakterini, kendin belirlersin evlat...
dışarıdan gelen hiçbir sapık huur çocuğu, seni, sen istemediğin sürece etkileyemez.
fakat işine geldi...
hepinizin işine geldi...
köleleştirilmek ve törpülenmek ?
bu muydu lan işinize gelen ?
sapık huur çocukları...
size ne olacağını söyleyeyim.
öleceksiniz!
ve ''özgüvensizlik'' yüzünden hiçbir tak yiyemeden öleceksiniz, ölü adamlar...
ben, değiştim.
size olanlar bana olmadı mı sanıyorsunuz ?
törpülenmek...
güzel bir his miydi sanıyorsunuz ?
parçalanmak, benliğinin yok edilmesi, o kevaşeler tarafından sömürülmek...
ben, onları yendim!
onları, püskürttüm.
yıktıklarını, tamir ettim.
yalnız mıyım sanıyorsunuz ?
hayır...
yüzlerce çırağım var...
alfaları tek çatı altında topluyorum.
ben, yalnız değilim.
sizler de değilsiniz...
fakat benden öncekiler yalnızdı.
ben, kuralları değiştiriyorum.
bana alfa diyorlar...
saygı duydukları için mi ?
hayır...
sevdikleri için mi ?
hayır...
alfa olduğum için...
ya sen ?
sen nesin ?
beta ?
omega ?
daha bu kavramları bile bilmezken, hayatı yaşayabileceğini felan mı sanıyorsun sen ?
yani annen mi söyledi bunları ?
seni özel olduğuna felan da inandırıp, çaba göstermemeni de sağlamıştır eminim.
bu kafayla hiçbir halt olamayacaksın.
o nedenle, oku, özümse ve takip et.

insanoğlu...
görülen en özel canlı...
kapasiteleri sınırsız olan ve kendi kendine düşman olan yaşam formu...
yönetmek için bu gezegende...
fakat...
fakat yönetim, hiyerarşiyi gerektirir.
liderliği, kendinden eminliği gerektirir.
yönetim, farklı vasıfları gerektirir.
insanoğlu, bu vasıflara doğuştan sahiptir ; fakat, günümüz şartlarında olaylar farklıdır.
asil alfalarla birlikte, aşağılık betalar ve sakin omegalar da yer alır savaş sahrasında...
düşmanını tanımadığın sürece, ona üstünlük sağlayamazsın...

alfa erkeği nedir ?
liderlik, güç, özgüven timsalidir...
her şeyi o domine eder ve birçok rakibi olmasına rağmen rahattır ; onları altedebileceğini bilir.
öz konuşur ; iletişim yeteneği yüksektir ve insanlara şakayla karışık takılır...
kendine güvendiğini yeri geldiğinde fazlasıyla belli eder, genelde cool ve ciddidir.
alaycı ve hafif küstah bir tavrı olmasına rağmen, samimi ve iyi niyetli olmasıyla birlikte çok sevilir bu tip...

beta erkeği nedir ?
kendisini doğuran ve yetiştiren beta dişi tarafından, yeteneklerinin törpülenmesi ve ''kadınlaştırılması'' sonucu ortaya çıkan sinsi, korkak, sırtlan tiplemesidir.
umursanmaya asla ama asla değmez ; alfa olması en zor olan tiptir.
acıklı olan ise, asla tam olarak bir alfa olamayacaktır.
dişiler gibidir ; çok konuşur, cıvıktır, saçmalar.
dedikodunun en iyisini yapar, laf taşır, arkadan iş çevirir ; fakat tabii ki alfa onu umursayıp ona ''resmilik'' kazandırmadıkça hiçbir işe yaramaz.
alfalar, zevk için betalarla savaşabilir.

omega erkeği nedir ?
alfa olabilecekken olmayıp, ekgib liderlik yeteneği nedeniyle korkup ikinci planda kalan tiptir.
bayağı az konuşur, kendini pek ifade edemez, güven problemi olduğu için espri felan yapamaz ; bir alfayı görüp özendiğinde en fazla yapabileceği bir beta cıvıklığıdır.
alfa olabilitesi en yüksek olan gruptur.
çamur atmaz, temiz ve güvenilirdir...
görev adamıdır.
crysis'teki alcatraz, omega erkeği için biçilmiş kaftandır ; 3. oyunda alfa oluyor, trailerdaki hafif espriler felan belli ediyor bunu.

not: her tip, birbirine dönüşebilir.
bir alfa betaya, omegaya ; bir omega, alfaya dönüşebilir.
''betalardan bir tak olmaz'' demek istemiyorum ; fakat cidden betalardan bir tak olmaz.
nadiren seçilmiş olanlar ve iyi bir alfa önderliğinde gidenler önce omegaya, oradan da alfaya geçiş yapabilir.

not2: amaç, asla dişiler değildir.
amaç, kendinizi bulmaktır ; dişiler zaten peşinizden gelecektir.
şuanda dahi dışarı çıkıp her gördüğünüz güzel kıza kahve içme teklifi ederseniz, illa ki birisi sizin olur...
önemli olan, başarı yüzdesini yukarı çekmek ve bir alfa gibi keyifli yaşayıp, altın dişi bulup, alfa evlatlar yetiştirmektir...
dişilerle olan ilişkileriniz arttıkça, asla hayatınızı gibmeye değmeyecek varlıklar olduğunu göreceksiniz.
fakat, olay yine sizde bitiyor...
yüzleşmeniz gereken gerçekler ve kırmanız gereken ''dişi özellikleri'' var üzerinizde...
siz kendinizle uğraşmadıktan sonra, ben sizinle uğraşmam.
kendisine değer vermeyene, ben de değer verip ilgilenmem.
o nedenle ''zamqie deqishim yoq xd xd'' tarzlı mesajlar atmak yerine, değişen ve şimdiden başarı öyküleri getirenlere bakıp suçu kendinizde arayın.
bu bir tavsiye tabii ki, aşağılık ve erkeğin huursu bir beta olarak yaşayıp öyle ölebilirsin ; bu beni pek bağlamıyor.
Devamını Oku »

''her dişi için kendini kasarken hayatını yaşayamazsın.''

öncelikle beyler, burada basit ve gerçeklikten bir hayli uzak taktiklerin olmayacağını söylemiştim sizlere...
yani kendinizi kasarak, başka biri olmaya çalışarak bir şeyler yapan ''beta''lardan farklı olacağız.
her dişi için kendini kasarken hayatını yaşayamazsın.
hayat basittir: dişi ve erkek seks yapar.
hayat bunun üzerine kuruludur ; zaten insan soyunun devam edişine bakarsanız herkesin çatır çutur vuruştuğunu göreceksinizdir.
böyle basit şeyler uğruna uğraşmak gerçekten ziyandır...
ancak!
dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek nesil, daha doğruları bile bilmezken, gerçekleri dahi görmezken nasıl olacak da cinselliği basit bir obje haline getirecek ?
öncelikle burada neler döndüğünü anlatmalıyım.
nasıl bir kumpas içinde olduğunuzu, ''kadınlaştırılmış betalar'' tarafından en az dişiler kadar tehdit edildiğinizi göstermek zorundayım.
bir alfayı kimsenin istemediğini zaten başlıkta yeterince iyi açıklıyor arkadaşlar...
alfa, güç ve egemenliktir.
fakat hayatında hiçbir şey olamamış betaya koyar bu olay, saldırır ; bir şey yapamaz.
daha çok saldırır, yine bir şey yapamaz.
bir şey yapamaz, fakat saldırmaktan da vazgeçmez asla...
şimdi beyler, ben size farklı bir perspektif kazandırdım ve dişilerin ne olduğunu en azından kokladınız.
görmeye, emin olun kimse dayanamaz ; bu kadarı yeter size...
sizin bunları okumanız dahi, beden dili ve özgüven bazında büyük değişikliklere yol açacaktır.
birkaç günkü ''iyi jojuk xde'' yerine, ''alfa potansiyelini ve düşmanlarını görmüş alfa'' daha fazla etkileyecektir tabii ki insanları...
dişilerin pisliklerini bilmeniz dahi, onlarla karşı karşıyayken ve masumca rol kestikleri anlarda sizi manipüle edememelerine ve kendinizi kaybetmemenize yardımcı olacaktır.
bazı arkadaşlar inbox'tan çok ısrar etti: ''buradan bir bok olmaz, bırak şu asosyal ezikleri'' tadında mesajlar aldım, başlık altına da yazanlar illa ki olmuştur.
haklı olabilirler ; fakat farklı bir nokta da var.
inci sözlük ve doğa benzetmesi yapılırsa sorun olmaz.
çünkü hayat var orada...
hayatın kendisi var.
alfa potansiyelli omegalar potansiyellerini toplarken, betalar lider istemiyor ve belki doğruyu yaptığını düşünerek ''tamamen bilinçaltının etkisinde kalarak'' saldırıyor...
bir tarafta kurtuluş için çabalayanları görürken, diğer tarafta ''madem ben pislik içerisindeyim, o zaman sen de öyle olacaksın'' diye bacaklarından tutup alfaları geriye çekenleri görüyorum.
bundan daha iyi bir antrenman ortamı var mı büyümemiş bir alfa için ?
benim hakkımda ''amlı''dan tutun da ''sallıyor gene amına koduğum''a kadar her türlü laf söylendi.
ben ne yaptım ?
dalga geçtim.
bir alfa böyle yapardı...
yani ''sen bana piç demişsin, sana hiç yakıştıramadım'' mantaliteli bir yaklaşımdan sonuç alamazdım ; benim stilime de uymazdı zaten.
bana olduğu kadar, size saldıranlar da olacak.
bunun önüne geçmek için, etrafınızdaki sırtlanlara kükremek zorundasınız ; eğlenceli ve kesin çözümdür.
onlar da biliyorlar doğruyu söylediğimi ; fakat dayanamıyorlar bilinçaltlarına ve gelen emirler doğrultusunda saldırıyorlar.
neden ?
anaları kezbandı ve onları öyle yetiştirdi, bu kadar basit.
fakat köpek gibi takip ediyorlar bu başlığı, onlar da değişimi istiyorlar.
sadece isteme şekilleri biraz farklı diyebilirim, o nedenle onları da mazur görüp siklememek zorundasınız hayatta...
karakter analizimi yapmanız gerektiğini söylememe dahi gerek yok diye düşünüyorum.
karşınızda tam teşekküllü bir alfa var ve onun karakteristik özelliklerini incelemiyorsan, bu büyük bir kayıp demektir ; bunu sen de biliyorsun.
yaptığın hataları bul ve onları yapmaktan hemen vazgeç.
hayat, insanların birbirlerini sikme oyunudur ; kurallara hakim olduğunda hepsini sikersin.
Devamını Oku »